Köye Yeni Okul Kazandırma Çabaları

Bu arada öğretmen olarak atanmış olduğum köyüme bir okul kazandırmak, yani bu mini mini öğrencilerimi bir yeni okula kavuşturmak istiyordum. Bir ay sonra emekli olacak olan eğitmenimiz fikirlerini şöyle açıkladı:

– Hocam, sen boşa uğraşma; bu köyde şimdiye kadar hiçkimse birşey yapamadı, sen de yapamazsın. Ne kızların devamını sağlamaya çalış ve ne de okul isteme ile uğraş. Çünkü bu köy için ne yapsan boşunadır.

Eğitmen de aynı çevrenin adamlarındandı, yani onun köyü de o çevreye yakındı. Fakat bu sözler hoşuma gitmemişti. Söyledikleri doğru olsa bile, ben bu köye birşeyler vermeye kararlıydım. Ve çalışmalıydım.

Muhtarı çağırıp, köye okul isteme konusunda konuştuk. Muhtar Mustafa Akay:
– Hocam, köyümüzün yarıdan çoğu okula, okumaya karşıdırlar. Biz köy ihtiyar heyetini toplayalım. Bu konuda belki siz birşeyler anlatırsınız. Çoğunluğu kendimizden tarafa edersek; dilekçe yazıp, birlikte Beypazarı’na gideriz. Yeniden okulu istediğimizi ve daha önce istemediğimize pişman olduğumuzu söyleriz.
– Muhtar Bey, daha önce de mi okul istememiştiniz?
– Hocam, bizim köye Vali, Gaymakam, İlköğretim Müdürü ve büyük bir kalabalıkla beraber geldiler. Okulumuz için Ellibin Gayma (Lira) para çıkmıştı, yani bütçeden ayrılmıştı. Okulumuz birinci sırada idi. Vali, Gaymakam konuşmaya başladılar. Okulumuzun birinci sırada olduğunu ve tam teşkilatlı, lojmanlı bir okulun yapılacağını anlattılar. Bizim köyün adamları, Vali ve Gaymagam’ı (Kaymakam) alkışlayacağı yerde ne deseler beğenirsin?
– Ne dediler Muhtar?
– Ne deyecekler: “Vali bey, Gaymagam bey, siz gidin okulumuza ayrılan bu paralarla şeherde bir kerhane yaptırın, orada da karılarınızı ……….” dediler.
– Peki, Vali ve Kaymakam beyler ne dediler?
– Sizleri okulsuz bırakmaktan daha büyük bir ceza olamaz, deyip gittiler. Aha bir daha okul istemeye ne yüzümüz var ve ne de bize okul verirler. Emme Hocam, gene de belki siz birşeyler yaparsınız…
– Muhtar, ben bu hakkı yeniden alacağıma eminim. Yeter ki sen bana yardım et, dedim ve çalışmaya kararlı olduğumu belirttim.

Toplantı zamanımızı kararlaştırdık. Akşam saat 20.00’de muhtarın belirttiği bir yerde toplanacaktık. Toplantıda yapacağım konuşmaları özetle hazırladım, saat sekize yani yirmiye yaklaşınca cep ferenirimi alıp gittim.

Muhtar Mustafa Akay ve azaların hepsi de toplantı yapacağımız yere gelmişlerdi. Bu toplantıda özetle şu konuşmaları yaptım:

MACUN KÖYÜ İHTİYAR HEYETİ TOPLANTISINDA YAPTIĞIM KONUŞMANIN ÖZETİ

Sayın Macunlular, konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlarım.

Ben öğretmen olarak köyünüze atandım. Henüz bir haftalık komşunuzm. Bu bir hafta içinde köyünüzün durumundan bazı şeyler öğrenmiş bulunuyorum. Bunlar gizli şeyler olmayıp, açık olarak söylenen şunlardır:
1- Köyümüze elektrik alınması için üç defa para ayrıldı. “Biz istemeyiz, idare bile bize çok” dedik, elimizin tersiyle yittik.
2- Okul için iki defa bütçeden köyümüze para ayrıldı, hatta Vali, Kaymakam bile köyümüze okul için geldiler. “Biz okul istemiyoruz” deyip Vali ve Kaymakam’ı kovduk.
3- Köyümüze okul başlangıcından iki öğretmen verildi, geri gittiler denilmektedir. Gerçekten bunların doğru olduğu anlaşılmaktadır.

Şimdi ise hazır bulunan kerpiç duvarlı, çatlak raporu verilmiş bir okul… Ve okul olarak kullanmaya elverişsiz bir köy odası…

Sayın Macunlular, ben öğretmenliğe atanmakla; insanlara, cemiyete hizmet etmekle kendimi bahtiyar hissetmekteyim. Şunu belirtmek isterim ki, 20. asırda Ankara’nın bir köyünün böylesine yeniliklere ve aydınlıklara karşı çıkması, inanılması güç ve anlaşılması zor bir problemdir. Bütün bunlara rağmen yine de köyünüze atanmakla kendimi bahtsız hissetmiyorum.

Sayın Macunlular, şunu açıklamakta fayda vardır ki, zararın neresinden dönülse kar sayılır. “Yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer” derler.

Bazı fırsatları elinizin tersi ile yitmiş iseniz de; şimdi hiç bir fedakarlıktan çekinmeyen ve cemiyet hizmeti için kendisini bahtiyar sayan bir öğretmeniniz vardır. Köyünüzü ve sevgili çocuklarınızı sıhhatli bir okula kavuşturmak için tek bir şeye ihtiyacvımız vardır: O da, sizlerin birlik ve desteğidir. Böylesine bir fedakarlığa karşı gereken yardımlarınızı esirgemeyeceğinizi ve böylesine gerekli ve faydalı bir iş için hepimizin birlik olacağını candan ümid eder, tekrar cümlenizi saygı ile selamlarım.
18.11.1972
Macun Köyü İlkokulu (Müdürü) Öğretmeni
İbrahim Özdemir

ALINAN KARARLAR

Bu toplantıda Köy İhtiyar Heyetine şu soruları sordum (açıklama yaptım):
1- Şimdiye kadar bu 70 hanelik köyden kaç memur çıktı?
– Hiç köyümüzden kimse daha ortaokula verilmemiştir. Hiç memur çıkmamıştır köyümüzde.
2- Günün birinde bir çoban, oğlunu okutmuş. Çocuk okuyarak kaymakam olmuş. Birgün babası kendini ziyarete gelmiş. Ziyaret bittikten sonra, kaymakamın arkadaşları:
– Kaymakam Bey, babanız pek birşey bilmiyor, demişler. Kaymakam:
– Babam çok akıllı bir adamdır, dedem birşey bilmiyormuş, babam akıllı olmasaydı beni okutmazdı, demiş.
3- Rivayete göre Hz. Muhammed’in son eşi Ayşe, bir gün şu soruyu Hz. Muhammed’e sorar:
– Ey Muhammed, insanlar dünyada ne ile üstün sayılırlar?
– Bilgileri ile demiş Hz. Muhammed.
– Pekey ahirette, herkesin üstünlüğü ameline göre değil miydi?
– Herkes bildiği kadar amel işlemeyecek mi?
Bu misallerle, okumanın ve bilginin değerini kanıtlayarak kavratmaya çalıştım.
Bir de bütçe ve bütçeye göre köy salması hazırladık. Heyetçe yeniden okulun istenmesi kararlaştırıldı. İlköğretime verilecek dilekçemizi de hazırlayarak dağıldık. Akşam geç saatte eve gittim. Başarılı ve mutluydum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s