Okuma Kavramı

Ben böyle bocalayıp duruyor, fakat hiç yılmadan birşeyler yazmaya çalışıyordum. Dayımın askerden bir mektubu gelmişti. Annem bir okuryazar çağırarak bu mektubu okuttu. Dayımın selam ve sözlerini kağıt üzerinde duyunca okumanın çok gerekli birşey olduğunu, en lüzumlu ihtiyaçlardan olduğunu daha fazla hissettim. Hele okuyan adam mektuba bakıp “Bu mektup 6 gün önce yazılmış” deyince çok şaşırdım. Bu şaşkınlığımı ancak çok sonra, rakamları ve tarih atmayı öğrenince gidermiştim.

Dayım, askerde okuma yazmayı öğrendiğini ve mektuplarını da kendisinin yazdığını, yakında teskere alacağını yazıyordu. Bu haberler beni çok sevindirdi. Dayım teskere alınca bizim eve geldi. Ben daha temel harflerden öteye gidememiştim. Çünkü köyde derdimi yanacak kimseyi bulamıyordum. Annem:
– Sen ne okuyacaksın! Bize gülüp duruyon, diyordu.
Babam da:
– Sen işleri ihmal ediyorsun, diyerek bana kızıyordu. Hatta bir defasında kalemlerini kırmış, defterlerimi, kağıtlarımı da ateşe atıp yakmıştı.

Annem benim durumumu dayıma anlatarak:
– İbrahim okumak istiyor. Fakat okul yok, hoca da yok biz de elinden şaştık. Hep kağıt karalıyor. Birşey bilip bilmediğini bilemiyoruz.

Dayım:
– Al bakalım İbrahim şu kalemi, yaz, dedi.

Ben kalem ve kağıdı aldım bir abc (o zaman temel harflere abc denirdi) yazdım. Dayım aldı, baktı. Beni alkışlarcasına övmeye başladı. Baktım ki annem de sevindi. Dayım:

– İbrahim çok güzel yazıyor. Hele harfleri benden daha iyi yazıyor, dedi. Saki bu sözler bana diploma oluyordu. Neredeyse kendimi okur-yazar hissediyordum.

Dayım:
– Bizim evde bir alfabe var. Ben gidersem İbrahim’e onu göndereyim. Hemen çabucak okumayı öğrenir, dedi.

Bu sözler beni bir kat daha sevindirdi. Umutlanmaya başladım. Bir gün sonra dayım bana alfabeyi gönderdi.

Alfabeyi alınca artık sevincime diyecek yoktu. Arasıra önümde söyleyecek birini buluyordum, bazen de resimlere bakarak sökmeye çalışıyordum.

İki üç haftadan sonra alfabeyi okumaya başladım. Fakat halen annem birşeyler okuduğuma inanmıyordu. Bazen okur-yazar misafirimiz gelince, ben yakasına yapışarak bana birşeyler öğretmesini istiyordum. Nihayet birgün bir kalaycı köye geldi. Akşam bize misafir oldu. Ben artık heceleyerek okuyabiliyordum.

Annem kalaycıya:

– Usta hele bak İbrahim birşey biliyor mu?

Kalaycı benimle ilgilendi. Anneme:

– Bacı, iyi okuyor, iki sene okula gidenlerden daha iyi biliyor. Maşallah çok hevesli. Bu çocuk okur.

Baktım annem biraz inanır gibi oldu. Bana bakarak:

– Allah zihnini açık eyleye, dedi.

Ben artık birşeyler kavradığımı biliyordum. Fakat elime kalemi kağıdı alınca herkes bir taraftan bağırıyordu: “İbrahim işe bakmıyor. Hep yazıya dalıyor..” Artık baktım olacak gibi değil, bana düşen ufak tefek işleri yaptıktan sonra oturup yazı işime çalışıyordum. Bu çalışmayı öyle bir ayarladım ki, bir metod haline getirdim.

Kuzularımı ve diğer mallarımı güderken de, çoğu zaman kalemim değnek, defterim kışın kar, yazın ise çayın kenarındaki kum oluyordu. Artık boş zamanlarımı ve istirahatimi bile okuma-yazmaya feda ettim. Ne iş yapsam kalem ve kağıtlarımı cebimde gezdiriyordum. O yaz böylece geçti. Artık okuma ve yazmayı kavramıştım. Tabii her zaman kendimi geliştirip yenileştirmeye çalışıyordum. Güz geldi, harmanları kaldırdık. Gayrı, babam da okumayı kavradığımı anlayınca bana kalem, defter alıyordu.

Kış mevsimi başladı. O sene kış da çok yaman başladı. Mallar hep içeri girmişti. Öküzlerin sulanması, yemleme işini bitirince oturup birşeyler yazıyordum. Bana bağırmamaları için kimseye iş bırakmıyordum. Çünkü herkes kalem ve kağıtlarıma düşman gözüyle bakıyordu. Hele bir ufacık iş aksamış olsa, hemen bağırıyorlardı:

– İbrahim zamanını yazı ile geçirsin, bizler de işlerle mi uğraşalım?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s